Bir ulke'ye en cok ne deger katar,ya da ulke olmanin en onemli
kosulu nedir? Zenginligi mi, ileri teknolojinin uygulanabilir olmasi
mi, ulasim, iletisim veya yuksek binalar mi? Elbette bu ve benzeri
ogeler bir ulkeye deger katar ama o ulkeye deger katan en onemli
unsur insandir. Ben japon insanindan olaganustu etkilendim. Gercekte
baska ulkelerde bazi japon arkadaslar edinmistim ama kendi
ulkelerinde bu insanlari tanimak kanaatimi netlestirdi. Cok az
ulkede bu kadar yardim sever, bu kadar saygili, modernlesmis ama
asla geleneklerini, adetlerini terketmemis, gelismis ama bozulmamis,
refah duzeyi artmis ama simarmamis yada sonradan gorme olmayan,
durust, caliskan bir toplum vardir. Bir yere gittiginizde hal hatir sorularak mutlaka guler yuzle
karsilanirsiniz, asla aldatilmaz, kandirilmaz, yalan duymazsiniz.
Bir baskasina bir sey verecekleri zaman mutlak iki elleriyle
uzatarak saygiyla egilerek ve mutlak elinize dogru uzatilir. Yuzde
her zaman bir saygi ve gulumseme vardir. Ses tonlari asla yukselmez
ve ancak duyulabilecek tonda konusurlar. Sizinle iliski kuran kisi
size asla sirtini donmez, geri geri cikar. Olaki bir metro
istasyonunda alfabe farkliligi nedeniyle bir haritaya odaklanin,
biri bozuk ingilizcesiyle de olsa yardima ihtiyaciniz olup
olmadigini sorar. Birine adres sordugunuzda sizi ya alir goturur
yada gideceginizden emin olana kadar her yardimi yapar. Inanilmaz
dostca davranis ve guven gorursunuz. Herkes birbirine asiri
saygilidir. Kavga, gurultu hatta birbirlerine yuksek sesle dahi hic
konusmazlar. Bir kisiyle sohbetim aninda " insan yinede insandir,
hic mi asabiniz bozulmaz, birbirinize kizmaz, hatta hirsini digerinden cikarmaz? " diye sordugumda onayladi ve "elbette ama bir baskasina bagirmak
yerine bunun bizim sinavimiz oldugunu dusunur, en uc noktada
hirsimizi icimizde tutar, belki aglariz " yaniti aklimdan hic
cikmayacak. Bulundugum sure icinde uc buyuk kentte sadece dort kez klakson sesi
duydum ve bunlardan ikisi ayni aractan gelmisti. Hic trafik ihlaline
rastlamadim. Siradan taksilerin dahi tum soforleri mutlaka siyah
takim elbise, kravat ve ellerde mutlaka beyaz eldivenleriyle her
yolcuya inip kapiyi aciyor ve size degerli oldugunuzu ifade ediyor,
yapmacik asla yok, aldatmacada. Amerikan turu ve fast food
restoranlar cok az sayida ve genellikle bos, Mc Donalds dahi birkac
masa ve musteri ile idare ediyor. Ama kendi geleneksel
restaurantlari herzaman dolu. Sokakta birsey yemek yada icmek hic
hos karsilanmiyor. Turk'leri cok seviyorlar ve milli takimimizin
onlari takim olarak, mac sonrasi selamlamasini unutamiyorlar. Peki ya olumsuz yanlari ... elbette var...Kumar duskunu
olduklarini gordum. Dunya'ca unlu "pachenko" bir tur kumar
makinesi. Slot makinelerle pin-ball oyunu arasi para ile oynanan bir
oyun ve cilgin gibi oynuyorlar. Donus yolculugumuz da bir surpriz...Sevgili Atilla Kaptan'in
misafiri olarak kokpitte agirlandik. Hep yolculuklarimda o an
nelerin olup bittigini merak ettigim yerde bulunmak gercekten cok
ilgincti. Vedat ve Onur kaptanlar bizi ucak ve seyir icin
bilgilendirdiler. Kabin amirimiz ve ekip gercekten cok iyi
agirladilar bizi. Kokpit maceramizi ve ogrendiklerimizi ileride
sirasi gelirse paylasiriz. Ucagimizda bildigim kadari ile sadece uc Turk vardi, yani bizden
baska bir ozel sirket yoneticisi. Kalanlarin neredeyse tamami
Japon'du. Esimle onlara ayni misafirperverligi gosterme konusunda
hemfikirdik. Artik onlar bize misafirlige geliyordu. Yol boyunca
Istanbul ve devam edenlere Ankara'da elimizden geldigince yardimci
olduk, bilgi verdik,turistik tavsiyelerimizi, gezilecek yoreleri
anlattik, Ulkemizi ovduk, Ankara terminal cikisinda aldatma
tesebbuslerine engel olduk. Etkilenmek bu yazinin her yerinde...Bir ulke'ye deger katan
insanidir... Sadece insan uygarlik katabilir bir ulkeye...Uygar bir
toplumda, uygarca bir yasamin lezzeti...Var oldugunuzu ve cok
degerli oldugunuzu anliyorsunuz...Cunku siz insansiniz ve buna
degersiniz...
|